«

»

Nis 24

Çiçek Türleri

Bir Yıllık (Mevsimlik) Çiçekler

     Bunlar, tohumundan ya da çiçeklerinden üretilerek yetiştirilen ve bir gelişim mevsimi sonunda bozulup ölen bitkilerdir. Bu tür bitkilerden dayanıklı olanları, doğrudan doğruya çiçek açacakları toprağa ilkbahar mevsiminde ekilir. Burada çimlenip gelişir. Yarı dayanıklı çiçekler soğuk havada üretilemez. Bu nedenle tohumları ilkbaharda sıcak yastıklara ekilir. Burada çimlendirilip elde edilen fidelerinin bakımı sera gibi kapalı mekanlarda yapılır ve yaz başlarında tüpler içindeki fideleri alınıp bahçeye ekilir. Bazı duyarlı bir yıllık çiçekler, yaz mevsiminde en sıcak zamanlarda yetiştirildikleri saksılar içinde bahçeye çıkarılabilir.

 

ARSLAN AĞZI:
Herkesin bildiği çiçeklerden biridir. Bazı renkleri kokuludur. Kışları ılıman geçen bölgelerde ilk baharda tekrar çiçeklenebilir. Çok farklı renkleri vardır. Boyları türüne göre 20 cm ile 60 cm arasında değişebilir. Yaz sonunda tohum döker ve baharda bu tohumlar filizlenir.

ATEŞ ÇİÇEĞİ:
Yarı gölge yerlerde iri ve gösterişli açarlar. Güneş altında iyi bir gelişme göstermezler, gölgede ise çiçek açmazlar. Nisan sonundan Kasım ayına kadar çiçekli kalabilir.

BEGONYA:
Begonyanın her türü yarı gölge bitkisidir. Hatta yarı gölgeden biraz daha gölgeye bile yakındırlar. Nisan ayından Ekim ayı sonuna kadar çiçek açarlar. Güneş de iyi bir gelişme gösteremezler.

GAZANYA:
Yazın aylarında dikilebilecek güzel çiçeklerden biridir. Sabah güneş görünce çiçekler açılır, güneş battığı zaman kapanırlar.

HERCAİ MENEKŞE:
Menekşegiller familyasındandır. 20 cm. kadar boylanabilen hercai menekşeler çok yıllık ya da iki yıllık bitkiler olmalarına karşın, bir yıllık işlemi görürler. Hafif ama hoş kokulu çiçekleri ilkbahardan başlayıp serin yerlerde yaz mevsimi boyunca açar. Doğal hercai menekşeler sarı renkte çiçek açarken kültür türlerinde beyaz, mor, mavi ve koyu kırmızı renklerde, üzeri düz ya da çizgili veya lekeli çiçek açan örnekleri de elde edilmiştir.

KEDİ TIRNAĞI:
Çiçekleri gündüz açıp güneş batınca ölür. Bir gün çiçek ömrü vardır. Ertesi gün başka bir çiçek açar, böylece yazı geçirir. Ekim ortalarına kadar dayanır. Suyu sever.

HORROZ İBİĞİ:
Haziran ortası ile Eylül sonu arasında yaşar. Bir tek çiçek açar ve bu çiçeği büyütür. Çiçek büyüdükçe rengi bozulur. Eylül ortalarında tohum yapar ve ölür.

MİNE:
Normal mineler biraz nazlı çiçeklerdir. Açtığı zaman çok güzel olur, ancak mantar hastalığı en büyük düşmanlarıdır. Genellikle mevsimi bitmeden hastalanır ve ölürler. Yayılıcı mineler güneşi ve suyu çok severler. Aslında çok yıllık bitkilerdir ancak kar yağan bölgelerde yağışa kadar yaşayabilirler.

ROZET:
Çok güneş ve sıcak seven bir bitkidir. Gösterişlidir ancak ege ve Akdeniz bitkisidir. Temmuz ve Ağustos aylarında en güzel zamanlarıdır. Daha sonra bozulmaya başlarlar.

VAPUR DUMANI:
Mavi rengiyle ilginç bir bitkidir. Mayıs ortasından Ekim sonuna kadar çiçeklidir.

PETUNYA:
Normal petunyalar mümkünse güneş etkisini arttırmadan Nisan sonu gibi dikilmelidir. Sıcaklar bastırmadan yerine alışacağı için yaz boyu daha dayanıklı olurlar. Katmerli petunyalar genellikle kokulu ve düzlere nazaran daha dayanıklıdırlar. Çok coşkulu ve güzeldirler fakat tam gün güneş alması bu bitkileri bozar. Suyu çok severler. Ekim sonuna kadar sağlıklı yaşarlar, yaz boyunca biraz vitamin takviyesi çok iyi gelir.

ZİNYA:
Haziran başlarından Ekim sonuna kadar sürekli çiçek veren bitkilerdendir. Suyu sever, 30 ile 80 cm. arası boylanabilir. Yalın ve katmerli türleri vardır.

YILDIZ:
Havalar iyice ısınmadan topraktan çıkmaz. Güneşi ve sıcağı çok sever. Yumrulu kökleri vardır. Kasım sonlarına doğru yumruları topraktan çıkartılıp Nisan ayına kadar saklanması gerekir. Toprakta kalırsa donar. Saklanan yumrular Nisan da birbirinden ayrılarak dikilir.

SANVİTALİA:
Süper bir yer örtücü bitkidir. Biraz diğer bitkilerden pahalı olduklarından pek bilinmezler. Sarı çiçeklerini hiç esirgemezler, her tarafa yayılır ve sürekli minik sarı çiçeklerini açarlar. Kar yağana kadar kalır.

KADİFE:
Kadifenin bütün çeşitleri bol güneş sever en dayanıklı mevsimlik bitkilerdendir. Kendine özgü bir kokusu vardır. Solan çiçeklerinin kesilmesi çiçeklenmeyi arttırır. Kasım ortalarına kadar gayet sağlıklı kalır.

KARANFİL:
Bütün karanfiller çok yıllıktır. Mayıs ile Kasım arası çiçeklidirler. Yalın ve katmerli türleri vardır. Bazı renkleri kokuludur. Katmerli olanları çok gösterişlidir. Mevsimin ağır geçtiği bölgelerde kışa dayanamaz ve ölürler.

ALİSYUM :
En güzel bahçe bitkilerindendir. Yayılan bir çiçektir. Özellikle beyazı hızlı yayılır. Kendinden uzun bitkilerle kullanılırsa çok güzel olur beyazları kokuludur. Grup dikildiğinde kokusu fazlaca hissedilir. Zemini çok kısa sürede örten hiç nazı olmayan bir çiçektir. Tohum döker tohumların çiçeklenmesi iklime göre mayıs sonunu bulabilir. Fide alıp dikmek daha iyidir.

İki Yıllık Çiçekler

     İki yıllık çiçekler, birinci yılında tohumundan yetiştirilip ikinci yılında çiçek açacakları yerlere dikilir. Bunların çoğu dayanıklı bitkilerdir. Yazın bahçeye dikilir ve genç fideleri sonbahar mevsiminde çiçek açacakları yerlere şaşırtılır.  İki yıllık çiçekler arasında birkaç tür de yarı dayanıklıdır. Bunlar içinde şebboy vb. lerini sayabiliriz. Bu türler, tüm yaşamları boyunca ılık iklim koşullarına gereksinim duyarlar. Bir kış başında ekilip ikinci yılda çiçek açmaları beklenir. Bazı iki yıllık bitkilerin çiçek açma dönemi bitince bu türlere bir yıllık bitki işlemi uygulanır. Bunlar yerlerinden sökülür ve yeni tohumları ekilir.

 

ÇAN ÇİÇEĞİ:
Her bahçe ve evde kolayca yetişebilecek çan çiçeği her rengi ile ayrı bir güzelliktedir. Doğrudan güneş ışığı istemeyen bu bitki dolaylı ışıklardan da yararlanabilir. Çok fazla soğuk ve sıcak havada bırakma çiçeğin yapraklarına, çiçeklerine ve köklerine zararlıdır. Yaz aylarında ise bitkinin suya olan ihtiyacı artacağından bitkiye verilen suyun arttırılması gerekmektedir.

ŞEBBOY:
Nefis kokusu geceleri ve bulutlu ya da yarı karanlık gündüzlerde daha da artar. Değişik türlerine göre 30 - 100 cm. arasında boylanabilen bir ya da çok yıllık otsu bitkilerdir. Bu çiçekler mavi, pembe, mor, sarı, beyaz ya da gül rengindedir. Şebboylar, bol güneşli yerleri ve organik madde yönünden zengin toprakları sever, geceleri serin ve nemli olan ortamlarda daha iyi gelişir. Şebboy bitkisi, tohumunun ekiminden 10 hafta sonra çiçek açmaya başlar. Çiçek açma dönemi bitince gözden çıkarılıp yerinden sökülür.

HÜSNÜYUSUF:
Karanfilgiller familyasındandır. 40-60 cm. kadar boylanabilen iki yıllık dayanıklı otsu bitkidir. Ama, çoğu kez hüsnü yusuflara bir yıllık bitki işlemi uygulanmaktadır. Otlara benzeyen yeşil ya da bazen gri yeşil yapraklan; ilkbahar sonunda başlayıp tüm yaz boyunca bol bol açan kırmızı, pembe, beyaz ve sayılan bu renklerin ikisini bir arada çok hoş biçimlerde taşıyan, yalın ya da katmerli açan güzel çiçekleri vardır.

UNUTMABENİ:
İki yıllık bitkidir. Çiçekleri ekimden sonraki yıl açar. Güneşli ve yarı gölge alanlarda çok güzel çiçek açar. Tohumları ilkbahardan yaz aylarına kadar ekilebilir. Yaz boyu çiçekli kalırlar. Tohumları gölge bir yerde torf içinde çimlendirerek, çıkan fideleri gerçek yerlerine şaşırtınız. Yükseklikleri 10-15 cm olur.

 Çok Yıllık Çiçekler

     Çok yıllık bitki, yıldan yıla gelişip serpilerek uzun yıllar yaşayan ağaç, ağaççık, çalı ve dayanıklı otsu bitki vb. anlamına gelir. Bu türlerden konumuzu ilgilendiren çok yıllık dayanıklı otsu bitkiler, bahçelerimizde uzun yıllar yaşar. Her yıl kış mevsiminde gövde ve yaprakları ölürken kökleri dinlenmeye geçer. İlkbahar mevsimi gelince, bu türlerin toprak üstü kesimleri tüm canlılığıyla adeta topraktan fışkırır gibi gelişir. Bu duruma istisna olup da kışın yaprakları ölmeyen karanfil, süsen vb. türler de vardır. Dayanıklı çok yıllık çiçekler böyle uzun yıllar yaşarken gülhatmi, keten çiçeği vb. gibi bazı türlerin ömrü yalnızca birkaç yıldır. Kimi çok yıllık çiçekler de yarı dayanıklıdır. Bu gibi türlerin kış mevsiminde korunması gerekir. Bu gruba, çok yıllık kasımpatılar ve sardunyalar girer. çok yıllık çiçek türlerinden oldukları halde ikinci yıl ve sonrasında bozuldukları için bir yıllık çiçek işlemi gören çiçek türleri de vardır. Bunlar arasında aslanağzı ve petunya benzerlerini sayabiliriz.

 

SÜSEN:
Doğrudan güneş ışığı istemeyen bu bitki dolaylı ışıklardan da yararlanabilir. Çok fazla soğuk ve sıcak havada bırakma çiçeğin yapraklarına, çiçeklerine ve köklerine zararlıdır. Saksı değişimi iki yılda bir olmak üzere sıcak ayların başladığı zamanlarda yapılmalıdır. Yaz aylarında bitkinin suya olan ihtiyacı artacağından bitkiye verilen suyun arttırılması gerekmektedir.

SCHEFFLERA:
Schefflera bitkisi, alternatif ışık kaynaklarından da beslenebilir, bu nedenle direkt olarak güneş ışığı istemez. Hangi mevsimde olursa olsun, bulunduğu ortam, oda sıcaklığında olmalıdır. Direk güneş ışığına maruz kalan bölümlerde ışığa doğru eğilmeler gerçekleşebilir. Bulunduğu ortamda hava akımı olmamasına dikkat etmek gereklidir. Her 2 ya da 3 yılda bir, toprağın ısındığı Nisan ayında saksı değişimi yapılması gerekir. Kış döneminde aşırı soğuklardan koruyarak, sulama işlemini en aza indirgemelidir. Yaz döneminde ise bitki suya daha fazla ihtiyaç duyacağı için sulama işlemi arttırılmalıdır. Schefflera bitkisi için en ideal oda sıcaklığı, 7 °C dir, özellikle kış aylarında oda sıcaklığının bu derecenin altına inmemesine dikkat etmek gerekir.

SARDUNYA:
Bin bir renkli çiçek bahçelerinin ve evlerin hoş görüntüsünü devam ettiren saksı çiçeği bitkisidir. Doğrudan güneş ışığı istemeyen bu bitki dolaylı ışıklardan da yararlanabilir. Çok fazla soğuk ve sıcak havada bırakma çiçeğin yapraklarına ve çiçeklerine fayda sağlamaz. Hava akımlarından kolay etkilenen sardunya bitkisi bu etkiden korunmalıdır. Kış aylarında sardunyanın bulunduğu ortam 11-12 derecenin altına düşmemelidir.Yaz aylarında bitkinin suya olan ihtiyacını tamamen gidermek için haftada en az iki kere sulanmalıdır.

MOR SALKIM:
Hızlı büyüyen bir bitkidir. Çabuk gelişir. 12 türü vardır. Beyaz ve açık morun tonlarında çiçekleri vardır. Eski bahçelerin en klasik sarmaşığıdır. Sürgünlerinin uçlarındaki yaprak yapıları duvarlara ve çitlere tutunmalarına yardımcı olur. Çok uzun ömürlüdür. İyi bakarsanız yıllarca sizden ayrılmaz. İlkbahar donları dışında soğuğa dayanıklıdır. İyi cins bahçe toprağı ister. Güneşten ve sert rüzgarlardan korunmak ister. Mor salkımlar halindeki çiçekleri vermeyen dalları keserseniz bitkinin hava almasını sağlarsınız.

MELİSA:
Dört metreye kadar boylanabilen dış yer süs bitkisidir.Melisa çalısının başka ismi da kolonya çiçeğidir.Bahçeleriniz için tercih edebileceğiz hoş bir bitkidir.Çok güzel kokar.Bilhassa iyice büyüdükten ve çiçeklendikten sonra bahçenizi çiçeklerinin kokusu saracaktır.Zaten bu sebepten başka ismi kolonya çiçeğidir.Çiçeklenmesi havaların ısınmasıyla başlayarak sonbahara kadar devam edecektir.Bahçelerinizde boş kalan bölümleri değerlendirmek için harika bir bitkidir.

KIRMIZI MERCAN:
Sıcağı güneşi seven, hava şartları müsait oldukça bütün yıl çiçek açmaya devam eden çalı türü bir bitki. Çalı süpürge gibi incecik zarif dalları uzadıkça öne eğilir. Mercan çiçeği asla dik durmaz.Kökten çıkan sürgün saplar üzerinde ince ince yüzlerce dallanıp budaklanarak ve dik durmayarak püskül görünümlü olur. Bu yüzden saksılarda sarkıcı bitki gibi yetiştirilebilir. Aynı zamanda iyi bir yer örtücüdür. İnce uzantıları baharda havalar iyice ısındıktan sonra sonbaharın veya kışın elverişsiz hava şartlarına kadar devamlı çiçeklenir. Kuraklığa, yakıcı güneşe dayanıklıdır. Akdeniz iklimi görülen memleketlerin en sevilen süs bitkilerinden olmuştur. Kış soğuklarına -7°C dereceye kadar dayanabilir.Fakat -2°C dereceden daha soğukta, hava şartlarına göre büyük zarar görebilir.

JAPON GÜLÜ:
Japon gülü ev için ideal bir bitkidir.Çok güzel çiçek açar.Saksılarda yetiştirildiklerinde çok güzel balkon ve salon gülü oluverirler.Bahçelerde çok iyi bakıldığı taktirde boyları 2.5 metreye kadar da çıktığı olur. Zengin karışımlı toprağı sever. Humusça zengin bahçe toprağına yaprak çürüğü, kil ve yanmış çiftlik gübresi eklenerek uygun toprak elde edilir. Çin gülü goncalarını gösterdiği zamandan başlayarak bolca sulanır. Çiçek açma dönemi bitip de bitki dinlenme dönemine geçince, saksı toprağının nemli olması yeterli olur. Bol güneşli ve havadar ortamları sever. Üzerine doğrudan gelen güneş ışığından rahatsız olmaz. Ilık ortamları sever. Kışın en düşük 7 dereceye kadar dayanabilir.

GÜLHATMİ:
En yaygın olan yalınkat soluk pembe çiçekli cinsi doğal hatmidir. Tohumları çevreye dağılır, yabani ot gibi her yerde kendiliğinden bitebilir. Bizde gülhatmi deniyor. Yüzlerce melez, kültivar, hibrit cinsleri (çiçekleri son derece güzel, şık, göz alıcı olan çeşitleri) geliştirilmiştir. Beyaz, kırmızı, pembe, sarı, turuncu, ebruli, açık koyu tonlarda renklere sahip katmerli ve katmersiz çiçek açan yüzlerce çeşit.. Hatta siyaha yakın renkte, çok koyu bordo rengi çiçek açan bir çeşidi bile var: Kışa dayanıklılığı çok iyidir. Türkiye'nin her yerinde bahçelerde yetiştirilebilir. Hatmiler yazın uzun bir gövde üzerinde çiçekler açar. Çiçek açan uzun gövde genelde 1 – 1.5 metre kadar olup toprağın yapısına ve sulanmasına göre daha uzun olabilir, 2 metreyi geçebilir.

BENJAMİN:
Muhteşem yapraklarıyla her daim ilgi çeken saksı bitkidir. Geldiği ortama adaptasyonu kolay olmayan bitki değişime çok zor uyar. Doğrudan güneş ışığı istemeyen bu bitki diğer ışıklardan da yararlanabilir. Kış ya da yaz ayı fark etmeksizin oda sıcaklığına sahip bir yerde bakılmalıdır. Güneş ışığını gören kısım ışığa doğru bir eğilmede bulunur. Bu eğilmeleri engellemek için çiçeğin diğer kısımları ile belirli aralıklarla yön değiştirmeliyiz. Hava akımlarından kolay etkilenen Benjamin bitkisini bu etkiden korumak için önlemler alınmalıdır.

BEGONVİL:
Begonvil bakımı çok kolay bir bitki olsa da; güzel bol çiçek veren ve sağlıklı bir görünüm için budama yapmak şarttır. Genelde büyük saksı ihtiyacı gösterdiğinden balkonunuz için aldıysanız buna dikkat ediniz. Ayrıca çok hassas olduğundan saksı büyütürken kök sistemini oynatmadan kuru bıraktığınız toprağı ile sarsmadan bir bütün olarak çıkarıp yeni saksıya dikiniz. Güneşi çok sevmesine rağmen balkonda koyacaksanız saksının yani köklerinin gölgede serin kalmasına dikkat ediniz. Çiçekli bitkiyi kıskanarak sulayınız. Bol sulama çiçeklerini birden bire bırakmasına neden olur. Ayrıca bu bitki dış mekan ağacı olduğundan iç ortamlarda çiçeğini yine hemen döker. Bitkiniz eğer saksı bitkisi ise ve eviniz Akdeniz bölgesi dışındaysa don olmadan en geç Kasımın ortalarında bitkinizi korunaklı yerlere örneğin varsa camla kapatılmış balkona taşıyın. Ortam sıcaklığına göre ağaç yaprağını döker veya dökmeden kışı öyle geçirebilir. Kışın daha az sulayarak köklerini çürütmemek gerekir! İnce zayıf dalları ve dal uçları budama yapılırken bitkinin dikenlerinin elinize batmamasına dikkat ediniz. Sıkı budamadan çekinmeyin. Bitkiniz ölmez daha canlı ve güzel dallar sağlıklı çiçekler oluşturur.

 Soğanlı Bitkiler

     Bir bitkinin soğanı; yumurta biçiminde, bir ucu sivri öteki ucu yuvarlak olan ve söz konusu bitkinin besin deposunu oluşturan organıdır. Bu soğanın alt kısmında, bitkinin cücük de denilen içteki ‘tomurcuğunun’ çevresini saran etli ve özlü tabakalar halindeki yaprakları bulunur. Tomurcuğun içinde, bitkinin toprak üstündeki yaprak, sap ve çiçeklerindeki özlerden vardır. Bu tomurcuk gelişmeye başlayınca, çevresindeki yaprakların etli ve özlü besinlerini kullanır. Bir yandan bitkinin toprak üstündeki gövde, yaprak, sap ve çiçeklerini oluştururken, bir yandan da toprağın derinliğine doğru uzayan köklerini meydana getirir. Bahçe çiçeklerinden en fazla tanınan dayanıklı soğanlı bitkilere örnek olarak zambakgiller familyasındaki kardelen, sümbül, beyaz zambak, nergis, lale vb’lerini sayabiliriz. Bazı soğanlı bitkiler ise yarı dayanıklı olur. Bunlar özellikle soğuk iklimlere karşı duyarlıdırlar.

 

ZAMBAK:
Zambakların taç yaprakları sarı, kırmızı, turuncu gibi sıcak renklidir ve üstlerinde siyah çizgi ya da lekeler bulunur. Zambaklar soğanlı çiçeklerdendir ve bazıları dallanma noktalarının kutluk altlarında ortaya çıkan çok sayıda soğancıklarla çoğalırlar. Zambak soğanları genellikle Ekim ayında dikilir. İyi drenajlı,rüzgar almayan ve güneşli bir yer seçilir. Humus veya gübreyle zenginleştirilmiş toprakta 20 cm. derinliğinde bir çukur açılır. Çukurun dibine biraz iri kum serpilir. Kökler yaygın bir şekilde yerleştirilir.İyi toprakla çukur doldurulur. Hafifçe bastırılır. Bahar ve yaz aylarında düzenli ve bol su gerektirir. Çiçeği açıp bittikten sonra da zambak sulanıp beslenmeye devam edilir. Solan çiçekler kesilir ama sap kısmı sonbaharda kendiliğinden kuruyuncaya kadar bırakılır. Soğanları topraktan çıkarmaya gerek yoktur.

SÜMBÜL:
Sümbül çiçekleri tabanda toplanmış ince ve düzgün yaprak demetinin tam ortasında çıkan bir çiçek sapının ucunda açar. Dik salkımlar oluşturan bu hoş kokulu ve çansı çiçekler düz yada katmerli mavi, mor, sarı,kırmızı, pembe yada beyazdır. Sümbül soğanları Eylül-Ekim aylarında iyi gübrelenmiş toprağa 15 cm. derinlik ve 20-30 cm. aralıklarla dikilir. Doğal sümbüller Mart- Nisan, kültür sümbülleri ise Nisan-Mayıs aylarında açar. Soğanları topraktan çıkarmaya gerek yoktur.Kumlu ve gevşek toprağı tercih eder. Güneş ya da yarı gölge sever. Kış sonunda soğanları açar. Soğanları her yıl yavrular. Fazla su sevmez.. Sümbül çiçeğini; doğrudan toprağa diktiğiniz taktirde dayanıklılığı konusunda sorun yaşamazsınız. Ancak saksı sümbüllerini dondan korumanız gerekir. Çiçek tarhlarında, çiçekliklerde kullanabilirsiniz. Çok yıllıktır. Çok soğan dikecekseniz, aralarının 10 cm olmasına dikkat edin.

NERGİS:
Nergisgiller familyasından, soğanı zehirli bir bitkidir. Baharda çiçekleri ilk açan bitkilerdendir. Çiçeği, çıplak bir sapın ucunda biraz eğik durur. Birçok türü vardır. İlkbaharda beyaz renkli ve güzel kokulu çiçekler açan, soğanları zehirli bir bitkidir. Bu bitkilerde sap 20-80 cm kadar yükselebilmektedir. Soğanlı olan bu bitkilerde taç yaprakları beyaz veya sarının karışımları şeklindedir.Bu bitkinin soğanları en az 1 sene ara ile kullanılmaktadır.Zira çiçeğini vermiş olan soğan ekilirse ,bir sonraki seneye çiçek vermez.

LALE:
Çeşitli renklerde ve türlerde pek çok lale mevcut olmakla birlikte, temelde hemen hepsinin bakımı aynıdır. Sadece birkaç özel tür kendine has bir bakım isteyebilir.Baharda açan laleler, Kasım ve Aralık ayları boyunca ekilebilir. Bahçenizdeki ve çiçek saksınızdaki toprak kullanılacak halde ise lale soğanlarını oraya rahatlıkla ekebilirsiniz.. Lale soğanı, çeşitli şekillerde ekilebilir. Mesela küçük bir kürekle delik açarak, 12 cm aralıklarla, 10 cm. derinlikte ekebilirsiniz.. Soğanlar ekilmeden önce yeri iyi ve yumuşak olmalıdır. Eğer toprak çok sert ise üst kısmını ince kum ile karıştırabilirsiniz. Lale soğanları ekildikten sonra filiz verene kadar toprağı nemli tutmak yeterlidir. Aşırı sulamaktan kaçınılmalıdır. Laleler açtıktan sonra bol su verilmelidir. Laleler filizlenene kadar dışarıda tutulmalıdır. Ev içine alındığı zaman ise güneş gören serin bir ortamda tutulmalıdır. Çok sıcak ortam çiçeklerin erken dökülmesine yol açacaktır.

KARDELEN:
Ülkemizde 8 kadar türü doğal olarak yetişir. Kardelenler soğanlı, kısa boylu, çok yıllık otsu bitkilerdir. Çiçekleri tek tek çan şeklinde, aşağı doğru eğik, beyaz renkli ve erken ilkbaharda açarlar. Yaprakları az sayıda, dip kısımlarda ve şeridimsi yapıdadır. Kardelenler saksı kültüründe de yetişmeye uygundur. Kardelen soğanları Eylül-Ekim aylarında 10–12 cm’lik saksılara 2- 3 cm derinliğinde dikilirler. Her saksı yaprak çürüntüsü ve kum karışımı ile hazırlanmış toprak harcı ile doldurulur. Saksıların üstü soğuk camekanlarda gelişme başlayıncaya kadar kül ya da lifle örtülür. Çiçeklenmeden sonra soğanlar kurutularak saklanır.

Rizomlu (Kök gövdeli-Kök saplı) Bitkiler

     Rizom, bitkinin toprak altında ve bazen toprak üstünde uzayan etli ve özlü besin taşıyıcı organıdır. Bitkinin sap, yaprak ve çiçekleri, rizomundan toprak üstüne doğru uzayan kısmından çıkıp gelişir. Soğan ya da soğanımsı organlar gibi rizomlar da bitkinin besin deposudur. Rizoma bağlı saçak kökler topraktan gerekli besinleri alıp depolar ve bitkinin toprak üstü kesimlerini bununla besler. Çiçek bahçelerinde en çok tanınan rizomlu bitkiler arasında inci çiçeği, bazı süsen türleri vb’leri sayılabilir.

 

İNCİ ÇİÇEĞİ:
Inci çiçeği zambakgiller ailesinden bir bitkidir. Ilıman iklim kuşağında yetişen bir bitkidir. İnci çiçeği yaklaşık olarak 20-25 cm kadar boylanabilir. Çok yıllık olarak yetiştirilir. Ancak soğuk bölgelerde tek yıllı olarak yetiştirilirler. Yaprakları parlak ve uçları sivridir. Laleye benzer çiçekler açar. Çiçekleri çok güzel ve dekoratiftir. Çiçeklerinin rengi beyazdır. Çiçekleri türlerine göre değişiklik gösterebilir. Yalınkat ya da katmerli çiçekleri vardır. Ayrıca inci çiçeğini aynı koşulları sağladığınız durumlarda saksılarda da yetiştirebilirsiniz. İnci çiçeği daha çok güneşli ya da yarı gölge yerleri sever. Gölgelik yerlerde pek gelişim gösteremezler. Bahçede yetiştirirken daha çok yarı gölge yerleri, öğleye kadar güneş alan öğleden sonra gölge olan yerleri tercih edebilirsiniz. Saksıda yetiştiriyorsanız güneş durumuna göre yerini ayarlayabilirsiniz. Direk güneş ışığından bitkiyi korumanız gerekmektedir. Direk gelen güneş ışığı bitkinin yapraklarına zarar verir. Toprak isteği bakımından humusça zengin, besin maddesi bakımından zengin, bitek ve nemli toprakları sever. Toprağının özellikle nemli olması gerekir. Nemli topraklarda kök gelişimi çok daha iyi olmaktadır.

Yumrulu bitkiler

     Yumrular, toprak altında bitkinin gövdesinin ya da kökünün şişip büyüyerek besin deposu haline gelen organlarıdır. Yumrular, içlerinde ‘tomurcuk’ ya da cücük denilen kesimleriyle bitkinin gövde, sap, yaprak ve çiçekleri ile köklerini oluşturur. Çiçek bahçesindeki yumrulu bitkiler arasında akşam sefası, anemon (Manisa lalesi), dalya yıldız çiçeği, yumrulu begonyalar vb’leri sayılabilir.

 

AKŞAM SEFASI:
Bitki üzerinde çeşitli renkte çiçekler bulunmaktadır. Çiçekleri akşamüzeri açmaktadır. Bu yüzden akşam sefası adını almıştır. Çok yıllık otsu, bol dallanma gösteren, kalın veya yumru kökleri olan ve çoğunlukla birçoğu bir arada toplanmış çiçeklere sahiptir. Taç yaprakları uzun tüplü bir huni şeklindedir. Çiçekler beyaz, kırmızı, pembe, sarı olabilmektedir. Ilıman iklim şartlarında Haziran sonundan Ekim sonuna kadar çiçekli halde kalır. 75 – 90 cm kadar boylanabilir. Bir çalı gibi yoğun, güçlü bir yapı oluşturur. Tohumlar Mart ayında kasa ya da yastıklara atılır. Tohum seyrek atılmalıdır. Nisan ortasından itibaren fideler uygulama yapılacağı yere şaşırtılır. Güneşli yerlerden hoşlanır. Killi ve kireçli toprakları sever. İyi gübrelenmiş topraklarda güzel gelişir. Bol suya gereksinim duyar. Ilıman iklim bitkisidir. Ege ve Akdeniz bölgelerinde kışı dışarıda zarar görmeden geçirir. Kışı sert geçen bölgelerde ise bitkinin yumru şeklindeki kökleri kum içerisinde muhafaza edilir. Daha sonra nisan ayı gibi tekrar bahçeye veya saksılara dikilir.

ANEMON:
Manisa Lalesi de denir. Tek veya şemsiye durumlu çiçeklerde çanak yapraklar 4 – 5 adet veya daha fazla, taç yaprak gibi renklidir. Ancak taç yaprağı yoktur. Çiçek sapı üzerinde, çiçek çanağının aşağısında üçlü veya el parmakları şeklinde parçalı ve onu çevreleyen bir yaprak oluşumuna sahiptir. Bunun dışında yapraklar sadece köke yakın kısımlardadır. Pençemsi yapıda olan soğan ya da yumrularıyla üretim yapılır. Pençenin her bir parçasından yeni bir fide elde edilir. Pençeler eylül sonunda iyi işlenmiş yastıklara 10 cm kadar derine dikilir. Pençelerin arası 12 – 25 cm olmalıdır. Kuru havada bir iki defa sulanır. Çok soğuk havalarda özellikle don tehlikesi varsa dikim yapılan yerin üzeri samanla kapatılır. Fidanlar gereğince yetişmeye başladığında aralarında ortaya çıkacak otlar çapalanarak temizlenir. Tohumla da üretimi kolaydır. Mart ayında tohum atılır. Anemonlar, gıdaca zengin, gübreli ve rutubetli toprakları sever. Toprak drenajı iyi olmalıdır. Erken çiçek açan bodur çeşitler gölge ortamlardan hoşlanırlar. Japon Anemonları ise, daha ışıklı ortam isterler. Kurak mevsimlerde bolca ve devamlı suya ihtiyaç duyarlar. Kışın fazla soğuk şartlarda üstleri örtülmeli, yer değiştirmek gerekirse ilkbaharda yapılmalıdır. Ancak birkaç yıl aynı yerde bırakılmalıdır. Toprağın bol gübrelenmesi ve derin bellenmesi iyidir.

YILDIZ ÇİÇEĞİ:
Yaz ve sonbahar mevsiminde çiçek açan, gövdesi çalı, kökleri yumru şeklinde bitki cinsi. 30 cm’den 2 metreye kadar değişen cinsleri var. Her türlü toprakta yetişebilse de, eğer en iyisini istiyorsanız yıldız çiçeği suyu iyi süzdüren ve biraz asitli toprakları sever. Bahçe toprağınız uygun değilse perlit katarak süzdürebilirliğini ve havadarlığını arttırın, torf + kestane toprağı karışımı katarak asitlilik kazandırın.İlk bahar ve yaz boyunca günde en az 6 saat güneşe ihtiyacı var. Nereye ekeceğinize buna göre karar verin. Bahçeniz yeterince güneş almıyorsa yıldız çiçeği yetiştirmekten vazgeçin. Yumrular 20 cm derine gömülmeli, sonra bol su ile sulanmalı. Yumruları dikmeden önce açtığınız çukurun toprağını sığır gübresi ya da yaprak çürüğü ile karıştırın.

yorumyap

evdeustavar copy

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.